26 Şubat 2016 Cuma

Ağız şapırdatılmasından nefret mi ediyorsunuz? Sebebi yaratıcı beyniniz olabilir!

Şarlo da ağız şapırdatanlardan hazzetmezmiş.
Evrimagaci.org sitesinde yayınlanan bir habere göre, yanlarında ağız şapırdatılmasından nefret eden insanların bu tepkisinin altında yaratıcı beyinleri yatıyor olabilir! Dahi kabul edilen bir çok sanatçı, bilim adamı ve düşünür de onlarla aynı sorundan muzdaripti. Charles Darwin, Marcel Proust ve Anton Çehov bu dahilerden sadece birkaçı. Franz Kafka bu konuda şunları söylemişti:
“Yazmam için yalnızlığa ihtiyacım var; asosyal birisi gibi değil, o yeterli olmaz, ölü birisi gibi!”
Northwestern Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, yaratıcılık ve anlamsız gürültüleri filtreleyememe arasında bir bağlantı olduğunu gösterdi. 2015’te Neuropsychology Dergisi'nde yayınlanan araştırma, yaratıcı düşünceyle “duyusal kapılama” arasındaki ilişkiyi inceledi. Duyusal kapılama, gereksiz veya ilişkisiz uyaranları filtreleyen, istem dışı, sinirsel bir süreç olarak tarif ediliyor.
Araştırmacılar, 97 katılımcıya yaratıcılığa eriştikleri başarıları sorgulayan bir anket verdiler ve onları Ayrıştırıcı Düşünme Testine tabi tuttular. Bu test, laboratuvarlarda sıkça yaratıcı zihinleri değerlendirmek için kullanılan bir teknik olarak biliniyor.Bilim insanları, sakız çiğnenmesi, ağız şapırdatılması, tükenmez kalemin açılıp kapanma sesi, nefes sesi gibi tekrar eden seslere karşı verilen aşırı tepkilere “misophonia” adını veriyorlar. 2013’te Amsterdam’da Hollandalı bilim insanları, 42 insanla görüştü ve bu tür seslere karşı duyarlı olan insanların hepsinin aynı tepkileri verdiklerini tespit ettiler. Sese duyarlı kişiler, bu tür durumlarla karşılaşmamak için bazı ortamlardan kaçıyor, kulaklık kullanıyor yada strese giriyorlar.
Yazının tamamı için http://www.evrimagaci.org/fotograf/73/8099
Çeviren: Ömer F. Altundağ (Evrim Ağacı)
"http://www.iflscience.com/brain/easily-distracted-noise-you-could-be-creative-genius"kaynağından alınmıştır.